Kapsamlı bir derleme olan ‘Salgın: Tükeniş Çağında Dünyayı Yeniden Düşünmek’ COVID-19 pençesindeki hayatlarımızı yeniden inşa ederken bize zihin açıcı şeyler anlatıyor. Böyle dönemlerde gerçek uzmanların sesine kulak vermek hepimize iyi gelecek.

Mart ayından beri gelecek kaygısını yoğun şekilde hissediyor ve hayatımızın geri kalanının nasıl olacağına dair değişken duygular arasında salınıp duruyoruz. Yapabildiğimiz kadar araştırıyor, bize anlatılanları tartıyor, duyduklarımızın çok azından moral kırıntısı topluyoruz. Kısacası haberler kaç zamandır pek iç açıcı değil.
Bir de bunun üstüne “Ya bu bilgiler doğru değilse” dediğimiz resmi açıklamaların bir kısmının şüphelerimizi doğrularcasına yanlış, yanıltıcı olduğu ortaya çıktı, iyice ümitsizliğe kapıldık.
Tüm dünyayı etkisi altına alan, tarih kitaplarında hatırı sayılır bir yeri olacak COVID-19 pandemisinin gölgesinde geçen dönemin canlı tanıkları olarak hayatta kalma savaşı veriyoruz. Bu savaşta bazı rehberlere ve bizi soğukkanlı düşünmeye yönlendirecek rehberlere ihtiyacımız var.
Nitekim artık toz bulutu dağıldı.
‘Salgın: Tükeniş Çağında Dünyayı Yeniden Düşünmek’ toz bulutunun ardından, ortaya çıkan tabloya dair konusunun uzmanı kişilerin fikirleri ışığında okuyucuyu dünyayı yeniden düşünmeye itiyor.

‘HAKİKATİN BİLGİSİ’
İsim atlamadan herkesi tek tek anmak gerek. Paul Auster, İonna Kuçuradi, Bekir Ağırdır, Yenal Bilgici, Görgün Taner, Onur Akgül, Fatih Artvinli, Evren Balta, Foti Benlisoy, Selva Demiralp, Önder Ergönül, Emre Gönen, Melek Göregenli, İlker Kayı, E. Fuat Keyman, Gülcan Özer, Ayşen Uysal, Nükhet Varlık, Melda Yaman, Mine Yıldırım derlemeye verdikleri katkıyla, uzmanlık alanları çerçevesinden düne, bugüne ve geleceğe bakıyorlar.
Bekir Ağırdır, kitabın önsözünde şunu söylüyor: “Değişecek olan ne ise o değişecek. Her birimizin; bireysel ya da kurumsal bazda, aktör, devlet, siyasi partiler, akademik dünya, medya ya da yayıncılar bazında bu hayata ve bu değişim sürecine nasıl müdahil olduğumuz değişimin yönünü, boyutlarını, yoğunluğunu etkileyecek.”

Rolümüzü de referans alabileceğimiz bu çalışmalar etkileyecek. Bu yüzden Nükhet Varlık’ın geçmiş pandemileri anlattığı, Fatih Artvinli’nin salgınların ruhsal tarihini incelediği, İoanna Kuçuradi’nin salgın sırasında dünyamızın dününe, bugününe ve geleceğine bakışı, Yenal Bilgici’nin uygarlığı yeniden nasıl kurarız sorgusu, Görgün Taner’in toplumun geleceğini sanatla kuracağımız savı da bize yeni kapılar aralayacak.
Son sözü Yenal Bilgici’ye bırakacağım, İngiliz yazar ve akademisyen Lewis Dartnell’in uygarlık ortadan kalksa, bir avuç insanın uygarlığı yeniden nasıl kuracağını anlattığı ‘Uygarlığı Yeniden Nasıl Kurarız’ isimli kitabına değinip bize yol gösteriyor: “İlk yapmamız gereken temiz suyu, yiyeceği garanti altına almak. Barınacak bir yer bulmak. Ya sonra? Hayatta kalmak için ne yapmalı? Kendimizi korumak, uygarlığı yeniden işler hale getirmek için güvenilir bilgi gerekiyor. Bu hayat bilgisi, bildiğimiz dünyanın yıkılıp gittiği distopyalarda mı lazım sadece? Hep beraber yaşayarak gördük. Pandemi öğretti. Uygarlığın zirvesinde de hayatta kalmak için temiz bilgiye ihtiyacımız var. Yaşamsal olan bu. Hakikatin bilgisine ulaşmaktan daha önemli bir şey yok.”

Salgın devam ederken nasıl yaşayacağızSALGIN: TÜKENİŞ ÇAĞINDA
DÜNYAYI YENİDEN DÜŞÜNMEK
Tellekt, 2020
432 sayfa, 49.50 TL.